Volkanik tüf kayaçlarıyla dolu Göynüş Vadisi, Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesine bağlı Kayıhan kasabası yakınlarında kuzey-güney yönünde uzanmaktadır. Bölge bir Frig yerleşimi olup, tüf kayaçları üzerine inşa edilmiş birçok taş mezar, fasad, niş ve altar bulunmaktadır.
Maltaş (Malkaya) Anıtı
Maltaş Fasadı, vadiyi batıdan sınırlayan Akkuşyuvası Kayalıkları üzerindeki kayalardan biri üzerinde yer almaktadır. Aslantaş Mezarı’nın yaklaşık 750 m güneyindedir. Değirmen Yeri, Bahşayiş, Deliklitaş anıtları gibi bir kuyulu fasaddır.
2021 yılına kadar anıtın büyük bölümü toprak altındaydı. W. M. Ramsay 1881 yılında anıtı neredeyse tamamen toprakla örtülü halde bulmuş ve işçilerin yardımıyla yalnızca belirli bir seviyeye kadar açığa çıkarabilmiştir. Gabriel (1936), Haspels (1950) ve Brixhe (1970) tarafından gerçekleştirilen kazılar sırasında anıtın önündeki toprak kaldırılmış, ancak her defasında yeraltı suyuyla karşılaşıldığı için suyun verebileceği zararlardan korumak amacıyla yeniden toprakla doldurulmuştur. Nihayet 2021 yılında başlayan kazılarla anıtın tamamı ortaya çıkarılmıştır. Kazılar sırasında, anıtın önünde açılan yaklaşık 300 metrekarelik alanda bazı yapı kalıntıları da bulunmuştur.
Anıt üzerinde iki yazıt (W-05) bulunmaktadır. İlk yazıt, fasad duvarını çevreleyen sol çerçevenin dış kenarında yer almaktadır. İkinci yazıt ise niş bölümünün üst çerçevesine soldan sağa doğru yazılmıştır. Gabriel, niş eşiğinin dikey yüzünde olası üçüncü bir yazıttan da söz etmektedir. Ancak buna ait herhangi bir iz bulunmamaktadır.
9 metre derinliğindeki kuyusu, Frig kuyulu anıtları arasında bilinen en derin örnektir. Anıt MÖ 6. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmektedir.
Köhnüş Kale
Bu Frig kalesi, Aslantaş Mezarı’nın tam karşısında yer almaktadır. Kayaya oyulmuş odalar, merdivenler ve sarnıçlar bulunmaktadır.
Nişler
Haspels, Göynüş Vadisi’nde dört nişten söz etmektedir. Bunlardan ikisi vadinin doğu tarafında yer almaktadır; biri Aslantaş Kaya Mezarı’nın batısında, diğeri ise onun 130 m doğusundadır. Diğer iki niş ise vadinin batı tarafındaki Akkuşyuvası Kayalıkları üzerinde bulunmaktadır.
Niş 1 (Berndt-Ersöz No: 20, Haspels Fig. No: 526.6)
Göynüş Vadisi’nin doğu kenarında, Arslankayalar olarak adlandırılan kayalıkların en doğu ucunda yer almaktadır. Niş, yerden yaklaşık 5 m yükseklikteki bir Frig kaya mezarının sol alt tarafına işlenmiştir. Nişin etrafında kalın bir çerçeve bulunmaktadır.
Niş 2 (Berndt-Ersöz No: 21, Haspels Fig. No: 526.4)
Arslankayalar üzerindeki Aslantaş Mezarı’nın sağ tarafında yer almaktadır. Nişin hemen üzerinde bir Frig kaya mezarı bulunmaktadır. Görünüşe göre 2006 yılından sonra defineciler tarafından arka duvarı ve kenarlarının neredeyse tamamı patlatılarak ağır biçimde tahrip edilmiştir.
Niş 3 (Berndt-Ersöz No: 22, Haspels Fig. No: 526.7)
Göynüş Vadisi’nin batı tarafındaki Akkuşyuvası Kayalıkları üzerinde yer almaktadır.
Niş 4 (Berndt-Ersöz No: 23, Haspels Fig. No: 526.5)
Niş 3’ün 25 m güneyinde yer almaktadır.
Altarlar
Göynüş Vadisi’nde dört altar tespit edilmiştir. Bunlardan biri doğu tarafındaki Boncuk İnleri Kayalıkları üzerinde, diğer üçü ise vadinin batı tarafında yer almaktadır.
Altar 1 (Berndt-Ersöz No: 54, Tüfekçi-Sivas No: 1, Tamsü Cat. No: 42)
1996 yılında Tüfekçi-Sivas tarafından keşfedilen altar, Arslankayalar’ın yaklaşık 300 m kuzey-kuzeydoğusundaki Boncuk İnleri Kayalıkları üzerinde bulunuyordu. Ne yazık ki muhtemelen 2000 yılında tamamen tahrip edilmiştir. Üç basamaklı tek bir idol bulunmaktaydı ve idolün her iki yanında hayvan gövdesini andıran silindirik kabartmalar yer alıyordu.
Altar 2 (Berndt-Ersöz No: 56, Haspels Fig. No: 562.1 & 499.3)
Niş 2’nin 150 m kuzeyinde yer almaktadır. Bu anıt bir niş veya hatta niş içine yapılmış basamaklı bir anıt olarak da değerlendirilebilir. Haspels, anıtı basamak izleri içeren geniş ve sığ bir oyuk olarak tanımlamaktadır. Basamakların tamamına yakını tahrip olmuş olsa da üst bölümdeki Eski Frigce yazıt (W-04) hâlâ görülebilmektedir. Yazıtta ana tanrıça Matarkubileya adı okunabilmektedir.
Altar 3 (Berndt-Ersöz No: 57, Tamsü Cat. No:43, Haspels Fig. No: 499.1)
Vadinin batı tarafındaki Akkuşyuvası Kayalıkları üzerinde, Yılantaş Kaya Mezarı’nın tam karşısında yer almaktadır. Yüzeyleri aşınmış üç basamağa sahiptir ve en üst basamak üzerinde dikdörtgen biçimli bir kaide bulunmaktadır. Berndt-Ersöz, en üst basamağın her iki yanında destekler bulunan yarım daire biçimli, disk şeklinde bir idol olduğunu düşünmektedir.
Altar 4 (Berndt-Ersöz No: 58-59, Tüfekçi-Sivas No: 2, Tamsü Cat. No: 44)
Maltaş Anıtı’nın yaklaşık 350 m kuzeyinde, tek başına duran 3,5 m yüksekliğindeki bir kaya kütlesi üzerinde yer almaktadır. Bir idol ve bir basamağa sahiptir. İdolün her iki yanında hayvan (muhtemelen aslan) kabartmaları bulunmaktadır. Hayvanların başları boyun hizasından kırılmıştır. Aynı kaya kütlesinin 2,5 m solunda (kuzeyinde), tek basamaklı, yarım daire biçimli başka bir idol daha bulunmaktadır.
Altar 5 (Berndt-Ersöz No: 60, Tamsü Cat. No: 45)
Maltaş Anıtı’nın 80 m batısında yer almaktadır. Beş basamağa sahiptir. En üst basamağın biraz gerisinde T biçimli bir yuva bulunmaktadır.
Idol
Oldukça küçük bir kayanın yan yüzeyinde kabartma olarak işlenmiş üç tekil idol bulunmaktadır. İdoller yan yana, gövdeleri hafifçe birbirinin üzerine gelecek şekilde işlenmiştir. Ortadaki idol en büyük, iki yanındaki daha küçük idoller ise eşit büyüklüktedir. Üç idolün de dikdörtgen gövdeye boyun aracılığıyla bağlanan disk biçimli başları vardır. Her birinde saç betimlemesi bulunduğu anlaşılmaktadır; başların yanlarında saç lüleleri görülebilmektedir.
Kaya Mezarları
Göynüş Vadisi, en büyük Frig nekropollerinden biridir. Vadide yaklaşık 40 kaya mezarı bulunmaktadır. Bunlardan ikisi anıtsal özellikleriyle diğerlerinden ayrılmaktadır: Aslantaş ve Yılantaş mezarları.
Aslantaş Kaya Mezarı
Aslantaş, vadinin en dikkat çekici mezarıdır. Adını ön yüzündeki aslan kabartmalarından almaktadır. Mezarın bulunduğu kaya zeminden itibaren 11 m yüksekliğindedir. Kayanın her iki yanı ile ön yüzü düzeltilmiştir. Ön yüzdeki aslan kabartmaları arka ayakları üzerinde yükselmiş ve birbirlerine bakacak şekilde betimlenmiştir. Aslanların bacaklarının arasında, yine birbirlerine dönük durumda iki adet oldukça aşınmış aslan yavrusu bulunmaktadır. Mezarın girişi aslanların arasındadır. Zengin bezemeli fasadlar genellikle geç dönem özelliği olmasına rağmen, küçük giriş açıklığı, düz tavanı ve kline bulunmayan mezar odası nedeniyle mezar MÖ 8. yüzyılın erken dönemlerine tarihlenmektedir. Kaya mezarının çatısı da işlenmiş ve üzerine bazı basamaklar yapılmıştır.
Yılantaş Kaya Mezarı
Yılantaş Mezarı, Aslantaş’ın yaklaşık 70 m batısında yer almaktadır. Aslantaş’tan daha büyük ve daha gösterişli olmasına rağmen, üzerinde bulunduğu kaya (muhtemelen bir deprem nedeniyle) tahrip olmuş ve parçalanmıştır. Kayanın dış yüzeyine işlenmiş aslan kabartmalarına ait parçalardan birinde birbirine değen iki aslan pençesi görülmektedir. Yöre halkı bu pençeleri yılan başı olarak yorumladığı için mezara Yılantaş adı verilmiştir. Yıkılmış mezar odasının arka ve sol yan duvarları ana kaya üzerinde hâlâ görülebilmektedir. Dış yüzünde büyük aslan kabartmaları bulunan sağ yan duvar ile kuzeye bakan mezar girişini içeren ön cephe yıkılmıştır. Mezarın yalnızca bir mezar odası bulunmaktadır.
Beşik çatıda kirişler de kabartma olarak işlenmiştir. Biri arka duvarın önünde, diğeri sağ yan duvar boyunca olmak üzere iki kline bulunmaktadır. Ayrıca girişe yakın sağ yan duvarda küçük bir üçüncü kline daha vardır. Ancak boyutu ve ayak bezemelerinin diğer iki klinedekilerden farklı olması nedeniyle bunun bir oturma sekisi olması daha olasıdır. Kayanın arka duvarında beşik çatının üçgen alınlığı görülebilmektedir. Sol yan duvarın önünde, iki ucunda kısa birer sütun bulunan dar ve yükseltilmiş bir podium yer almaktadır. Mezar girişinin dış yüzünde, kapının iki yanında birer savaşçı kabartması bulunmaktadır. Mızrakları, miğferleri ve kalkanlarıyla kapıyı koruyan muhafızlar görünümündedirler. Savaşçıların arasında, kapının üst kısmında, Gorgon başı (yılan saçlı mitolojik varlık) kabartması da bulunmaktadır.
Haspels bu mezarı yaklaşık MÖ 6. yüzyıla tarihlenen II. Grup içinde değerlendirmektedir (bkz. Genel Bilgiler). Ancak kendine özgü özellikleri nedeniyle daha geç bir tarihe ait olması da mümkündür.
Kaynaklar:
Berndt, D. 2019. “Midas City in Phrygia: Small Horizontal Reliefs Between Idols and Step Monuments,” Phrygia in Antiquity: From the Bronze Age to the Byzantine Period, ed. G. R. Tsetskhladze, Colloquia Antiqua 24, 501–524.
Berndt-Ersöz, S. 2006. Phrygian Rock-Cut Shrines. Structure, Function and Cult Practice, Leiden.
Berndt-Ersöz, S. 1998. “Phrygian Rock-Cut Cult Façades: A Study of the Function of the So-Called Shaft Monuments,” Anatolian Studies 48, 87–112.
Gabriel, A. 1952. Phrygie, exploration archéologique 2. La Cité de Midas: topographie, le site et les fouilles, Paris.
Haspels, C. H. E. 1971. The Highlands of Phrygia. Sites and Monuments, Princeton.
Işık, F. 1999. Doğa Ana Kubaba. Tanrıçaların Ege’de buluşması, Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü Monografi Dizisi 1, Antalya.
Tüfekçi-Sivas, T. 1999. Eskişehir-Afyonkarahisar- Kütahya İl Sınırları İçindeki Phryg Kaya Anıtları, Anadolu Üniversitesi Yayınları No:1156, Eskişehir.
Tüfekçi-Sivas, T. ve H. Sivas. 2009. Frig Vadileri (Frigler’den Türk Dönemine Uzanan Miras), T. C. Eskişehir Valiliği, Eskişehir.
Tamsü, R. 2004. Phryg Kaya Altarları, (Eskişehir- Afyon-Kütahya İlleri Yüzey Araştırması Işığında), Unpublished MA thesis, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir
Ramsay, W. M. 1888. “A study of Phrygian art (Part I),” JHS 9, 350–382.
Görseller:
W. M. Ramsay, 1888
Guillaume Berggren, 1889
C. H. E. Haspels, 1971
T. Tüfekçi-Sivas, 1999
S. Berndt-Ersöz, 2006
T. Tüfekçi-Sivas ve H. Sivas, 2009
Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
D. Berndt, 2019
Reha Özer, 2020
Ertuğrul Anıl, 2020, 2021
Bora Bilgin, 2020, 2021
Tayfun Bilgin, 2020, 2021






























































